Nöroşirürjide çocuk istismarı
Prof. Dr. Yusuf Erşahin
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Pediatrik Nöroşirürji Bilim Dalı
ersahin@med.ege.edu.tr
Amerika Birleşik Devletlerinde çocuk istismarı insidansı yılda 1000
çocukta 15 olarak tahmin edilmektedir ve yılda 1000 çocuk çocuk istismarına
bağlı ölmektedir. İki yaşın altındaki kafa travmalarının %10’unu kaza
dışı kafa travmaları oluşturmaktadır. Başka bir çalışmada bu oran %24
dir. Klinik ve mekanizmalarına göre kafa travmalarını söyle sınıflayabiliriz:
1. Dövülmüş (örselenmiş) çocuk sendromu
2. Sarsılmış çocuk sendromu
Dövülmüş (örselenmiş) çocuk sendromu
Dövülmüş (örselenmiş) çocuk sendromu ilk kez 1962 yılında Kempe tarafından
bildirilmiştir. Bu sendrom bebeklikten ergenliğe kadar görülmesine
karşın en fazla 3 yaşın altında görülmüştür. Çocuklar ilgisiz bir sorun
ile yada özel bir travma ile hekime getirilirler. Bulgular şöyle sıralanabilir:
kötü hijyen, malnütrisyon, büyüme geriliği, ciltte değişen yaşlarda
çoğul morluklar, yanık izleri ve ekstremitelerde değişik evrelerde
iyileşmekte olan kırıklar. Spiral femur kırıkları, bebeklerde metafiz
kırıkları, duodenal hematom, frenulum yırtıkları, immersiyon yanıkları,
morluklar ve retinal hemorajiler. Kafatasında yıldızvari bilateral
veya multipl kırıklar, subdural hematom.
Sarsılmış bebek sendromu
Sarsılmış çocuk sendromu 25 yılı aşkın süredir bilinmektedir. İlk bildirilen
olguda, çocuk bakıcısı bebeğin gazını çıkartmak için silkelediğini
itiraf etmiştir Bu çocuklar bilinç bozukluğu, retinal hemoraji, BT
ya da MRG’de interhemisferik subdural hematom veya subaraknoid kanama
ile gelmektedirler. Beyinde angular deselerasyon travma mekanizmasını
açıklamada kullanılmaktadır. Kafada künt travma izi yoktur. Bebeklerde
kafa gövdeye göre büyüktür ve boyun kasları zayıftır. Hastaların yaşı
hemen her zaman 2 nin altında ve çoğunlukla 6 ayın altındadır. Sarsılmış
çocuk sendromunda travma hem silkelenmeyle hemde yumuşak yüzeylere
kafanın vurulması ile ortaya çıkmaktadır. Fakat bir otopsi çalışmasında
sadece sallama ile de bu lezyonların olabileceği gösterilmiştir. Büyük
olasılıkla ağlayan çocuğun silkelenmesi sonucu bu travma oluşmaktadır.
Bazan da bebek yatak ya da kanepeye savrulmaktadır.
Çocuk istismarı olgularının %65-100’ünde retinal hemoraji saptanmıştır
Çocuk istismarı tanısını koymada aşağıdakiler yardımcıdır:
1. Retinal hemoraji: Çocuk istismarı olgularının %65-100’ünde retinal
hemoraji saptanmıştır (Caffey 1972, Wilkinson).
2. BT veya MRGde interhemisferik ya da tentorial kan, intraserebral
kanamalar, lokalize parankimal hematom.
3. Kraniografi: Çocuk istismarına maruz kalmış çocuklardaki kafa kırıkları
diğer travmalardakilere göre değişiklik gösterirler. Kırıklar daha çok
oksipitaldedir ki bu travmalarda nadirdir. Kırıklar multipl, dallara
ayrılan kompleks kırıklardır ve kırık genişliği fazladır. Bilateral kırıklar
genellikle parietali ya da birden fazla kemiği kapsarlar. Çökme kırığı
olduğunda genellikle yaygın ve multipldır.
4. Travma öyküsünün olmaması veya gözlemlenen travmanın drecesi ile
uyumlu olmayan travma öyküsü.
Çocuk istismarı sonucu oluşan kafa travmaları
Akut subdural hematom
Ekstra-aksiyal sıvı kolleksiyonları
Ex vacuo beyin omurilik sıvısı kolleksiyonu
Spinal yaralanmalar
Çocuk istismarında spinal yaralanmada kamçı (whiplash) fizyopatolojisi
genelde kabul edilen mekanizmadır. Çocuklar fleksiyon-ekstansiyon kuvvetlerine
aşağıdaki nedenlerden dolayı daha duyarlıdırlar: 1. İnterspinöz ligamentler, posterior eklem kapsülleri, end-plate’ler
elastikdir.
2. Vertebra korpısları ön kenarları kama şeklindedir.
3. Faset eklemleri horizontaldir.
4. Uncinat çıkıntılar düzdür. Bu nedenle fleksiyon-ekstansiyon kuvvetlerine
karşı koymada etkisizdir.
5. Baş iyi gelişmemeiş boyun kaslarına göre daha büyüktür. Bebeklerde
atlanto-okdipital eklem instabildir.
Anayasa Madde 27
Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına
sahiptir
Anayasa Madde 41
Aile, Türk toplumunun temelidir. Devlet,
ailenin huzur ve refahını ve özellikle ananın ve çocukların korunması
ve aile planlamasının öğretilmesini ve uygulanmasını sağlamak için gerekli
tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
Anayasa Madde 58/2
Devlet,
gençleri alkol düşkünlüğünden,
uyuşturucu maddelerden,
suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten
korumak için gerekli tedbirleri alır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme
Uluslararası hukukta bu konudaki en kapsamlı metindir.
26 Ocak 1990’da imzaya açılmış, 02 Eylül 1990’da 21 devlet arasında
yürürlüğe girmiştir.
Türkiye 29-30 Eylül 1990’da imzalamış, 09.12.1994 tarih 4058 sayılı
kanun ile iç hukuk normu haline gelmiş, 27.01.1995 tarihinde yürürlüğe
girmiştir (17, 29 ve 30. maddelerde yorumlama hakkı saklı tutularak).
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin Temel İlkeleri
Çocuk, yaşla ve olgunlaşma
ile gelişir
Kendisi ile ilgili
her kararda çocuğun görüşü alınmalıdır
İlgili her işlemde
“çocuğun yüksek yararı” göz önünde bulundurulmalıdır.
Çocuklar herhangi
bir ayrımcılığa maruz kalmaksızın eşit olarak ve doğuştan haklara sahiptirler
Anne-babanın sorumluluğu
esastır, devletler destek olmalı, gereken durumlarda sorumluluğu devralmalıdır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 1:
Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken
yaşta reşit olma durumu hariç,
on sekiz yaşına kadar
her insan çocuk sayılır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 8:
1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri
altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal
vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da
başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık,
doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve
taahhüt ederler.
2. Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının, yasal vasilerinin veya ailesinin
öteki üyelerinin durumları, faaliyetleri, açıklanan düşünceleri veya
inançları nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tâbi tutulmasına karşı
etkili biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi alırlar.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 9:
............Taraf Devletler, çocuğun; ana-babasından, onların rızası
dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak, ana-babası tarafından
çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması ya da ihmâl edilmesi durumlarında
............ bir ayrılık kararı verilebilir.
Birleşmiş
Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 19:
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının ya da onlardan
yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen
herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet
veya suiistimale, ihmal ya da ihmalkâr muameleye, ırza geçme dahil her
türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari,
toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.
Bu tür koruyucu önlemler; burada tanımlanmış olan çocuklara kötü muamele
olaylarının önlenmesi, belirlenmesi, bildirilmesi, yetkili makama havale
edilmesi, soruşturulması, tedavisi ve izlenmesi için gerekli başkaca
yöntemleri ve uygun olduğu takdirde adliyenin işe el koyması olduğu kadar
durumun gereklerine göre çocuğa ve onun bakımını üstlenen kişilere, gereken
desteği sağlamak amacı ile sosyal programların düzenlenmesi için etkin
usulleri de içermelidir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 25:
Taraf Devletler, yetkili makamlarca korunma ve bakım altına alma, bedensel
ya da ruhsal tedavi amaçlarıyla hakkında bir yerleştirme tedbiri uygulanan
çocuğun, gördüğü tedaviyi ve yerleştirilmesine bağlı diğer tüm şartları
belli aralıklarla gözden geçirme hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 33:
Taraf Devletler, çocukların uluslararası anlaşmalarda tanımladığı biçimde
uyuşturucu ve psikotrop maddelerin yasadışı kullanımına karşı korunması
ve çocukların bu tür maddelerin yasadışı üretimi ve kaçakçılığı alanında
kullanılmasını önlemek amacıyla, yasal, sosyal ve eğitsel niteliktekiler
de dahil olmak üzere, her türlü uygun önlemleri alırlar.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 37:
Taraf Devletler aşağıdaki hususları sağlarlar:
a) Hiçbir çocuk, işkence veya diğer zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı
muamele ve cezaya tâbi tutulmayacaktır. ..............
b) Hiçbir çocuk yasadışı ya da keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır.
.......................
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 39:
Taraf Devletler, her türlü ihmal, sömürü ya da suiistimal, işkence
ya da her türlü zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ya da
ceza uygulaması ya da silahlı çatışma mağduru olan bir çocuğun, bedensel
ve ruhsal bakımdan sağlığına yeniden kavuşması ve yeniden toplumla bütünleşebilmesini
temin için uygun olan tüm önlemleri alırlar. Bu tür sağlığa kavuşturma
ve toplumla bütünleştirme, çocuğun sağlığını, özgüvenini ve saygınlığını
geliştirici bir ortamda gerçekleştirilir.
Çocuk Hakları Sözleşmesinin Uygulanmasının İzlenmesi
Taraf devletler bu sözleşmenin yaşama geçirilmesini ve yer alan hükümlerin
toplumca bilinmesini sağlamakla yükümlüdürler
Yükümlülüklerin yerine getirilmesi B.M. Çocuk Hakları Komitesi’nce izlenir
(Sonraki 2. ve 5. yılda raporlar bu komiteye iletilir ve kamuoyuna duyurulur)
Komite özel araştırmalar yapılmasını da isteyebilir.
Sivil toplum kuruluşları da komiteye rapor sunabilir.
Avrupa Konseyi B.M. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin Uygulanmasına Dair
Avrupa Sözleşmesi ve Koruma Mekanizması
• 25.01.1996’da Strasbourg’ta imzalanmıştır
• Çocuklara yargılama usullerine ilişkin olarak katılım ve temsil edilebilme
hakkı tanınmaktadır.
• Türkiye Cumhuriyeti’nin sözleşmeyi uygulayacağını açıkladığı davalar;
oBoşanma Davaları
oAyrılık Davaları
oÇocukların velayetine ilişkin davalar
oAnne-babayla çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına ilişkin davalar
TCK 530. Madde “Hekim, Cerrah, Ebe veya diğer sağlık memurları kişiler aleyhine işlenmiş
bir suç unsurunu gösteren durumlarda; mesleklerinin gerektirdiği ilk
yardımı yaptıktan sonra
durumu adliyeye veya zabıtaya bildirmezler veya ihbarda gecikme gösterirlerse
–Bu ihbar kendisine yardım ettikleri kimseyi takibata maruz kılacak
durumlar hariç-
....... Liraya kadar ağır para cezasına mahkum olurlar.”
Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği Madde 86:
Yataklı tedavi kurumlarında muayene ve tedavi edilen vak’aların TCK
530. Maddesinin müstesna kıldığı haller dışında gecikmeksizin Cumhuriyet
Savcılığına haber verilmesi zorunludur. Ayrıca yaralı ve cesetten çıkarılan
delil niteliğini haiz eşyanın adli makamlara aynen ve gecikmeksizin teslimi
gerekir.
Türk Ceza Kanunu Madde 235:
Memurlardan biri görevini yaptığı sırada görevine ilişkin kamu adına
kovuşturmayı gerektiren bir suç işlendiğini öğrenip de ilgili daireye
bildirmede ihmal ve gecikme gösterirse dört aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır ve bu cezaya öğrenilen suçun önemine göre ayrıca
süreli veya süresiz memuriyetten mahrumiyet cezası da eklenir..............
SHÇEK Kanunu
Mahalli mülki amirler, sağlık kurum ve kuruluşları, köy muhtarları,
genel kolluk kuvvetleri ve belediye memurları korunmaya muhtaç çocukları,
illerde sosyal hizmet müdürlüklerine, ilçelerde de sosyal hizmet şubelerine
bildirmekle yükümlüdürler
Çocukları İstismar eden kişileri cezalandırmayı öngören yasal düzenlemeler
Çocuğun üzerinde terbiye ve disiplin hakkına sahip olan
- Anne-baba
- Öğretmen
- Usta, kalfa, esnaf
gibi çocukların yanında çalıştıkları kişilerce yapılan istismarlarda:
TCK Madde 477
Her kim idaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza
etmek veyahut bir meslek ve sanatı öğretmek için kendisine verilen olunan
şahsın üzerinde sahip olduğu terbiye hakkını veya itaat ettirmek amacıyla
kötüye kullanma ile o şahsın sağlığını bozar veya bir tehlikeye girmesine
sebep olursa on sekiz aya kadar hapsolunur.
TCK Madde 478
......... ailesiyle birlikte yaşayan on iki yaşından aşağı bir çocuğa
veya aile bireylerinden birine bağışlayıcılık ve şefkatle uygun olmayan
şekilde kötü davranışlarda bulunan şahıs otuz aya kadar hapsolunur. Bu
fena muamele kendi veya eşinin üst veya altsoyuna karşı yapılırsa ceza
üç aydan üç seneye kadardır. Bu muameleyi karı kocadan biri öbürü aleyhine
yapmış ise takibat mağdurun şikayetine bağlıdır. mağdur küçük ise evlenmeden
evvel üzerine hakkı velayet veya vesayeti olanlar da şikayette bulunabilir.
2. Çocuklar üzerinde terbiye ve disiplin hakkı olmayan
Polis,
Zabıta,
Gardiyan
gibi devlet görevlilerince yapılan istismarlarda
TCK Madde 245
Kuvvet kullanma yetkisi olan tüm memurlar kanunların emrettiğinin dışında
bir kişiye kötü muamele yapar, kişiye darpta bulunursa üç aydan üç seneye
kadar hapis ve memuriyetten mahrumiyet cezaları ile cezalandırılır.
3. Yabancılar tarafından yapılan istismarlarda.
TCK 456. Madde
Bir başka kişiyi öldürme amacı olmadan yaralayan kişilere
yaralanmanın ağırlığına göre 1 aydan 10 yıla kadar hapis cezası öngörür.
|